Ücretli öğretmenlerden kadro talebi: ‘Ayrıcalık değil, haklarımızı istiyoruz’

Ucretli ogretmenlerden kadro talebi ayricalik degil haklarimizi istiyoruz 8WKf5Ru4
Ücretli öğretmenlerden kadro talebi: ‘Ayrıcalık değil, haklarımızı istiyoruz’

Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği, Ankara Ulus’taki Atatürk Heykeli’nin önünde, ücretli öğretmenlerin sorunları ve taleplerine ilişkin basın açıklaması düzenledi.

Öğretmenlere, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP’li Yıldırım Kaya, Yeni Yol Grubu Başkanvekili ve Gelecek Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ ve Vatan Partisi Ankara İl Başkanı Utku Reyhan da destek verdi.

Dernek adına yapılan açıklamada, “Bizler yıllardır aynı sıraların başında, aynı müfredatı anlatan, aynı sorumluluğu alan öğretmenleriz. Ancak aynı haklara sahip değiliz. Bizler eğitim sisteminin görünmeyen kahramanlarıyız. Okullar öğretmensiz kalmasın diye göreve koştuk. En zor şartlar altında çalıştık. Yaz tatilinde işsiz kaldık. Kar tatillerinde, milli ve dini bayramlarda, ara tatillerde maaşsız kaldık. Sigortamız yarım yatırıldı. Geleceğimiz belirsiz bırakıldı. Ama buna rağmen öğrencilerimize bir gün umutsuzluk göstermedik” denildi.

Çok sayıda görüşmenin yapıldığı ancak sonuç alımadığı kaydedilen açıklmada, “Yine bugün sonuçsuz olarak alandayız. Bakan hocamızın ‘Ne zaman geldiler ki sonuç alamadılar’ sözlerine karşılık, 65’inci kez resmi dernek olarak alandayız. Bu toplumun en mağdur meslek grubu olarak alandayız” ifadeleri kullanıldı.

“GÖZ GÖRE GÖRE SUÇ İŞLİYORSUNUZ”

Özlük haklarının olmadığı, SSK primlerinin tamamının yatırılmadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Düzenleme, statü istiyoruz. Taban maaş ve vekil öğretmenlik uygulamasına dönülmesini istiyoruz. Devlet kendi resmi okulunda bir öğretmeni asgari ücretin altında ve güvensiz çalıştıramaz. Bu suçtur. Suç işliyorsunuz. Okumuş, emek vermiş bir meslek erbabını siz asgari ücretin altında, yarım SSK primiyle çalıştıramazsınız. Bu suçtur. Sizler göz göre göre suç işliyorsunuz. İtiraz ediyoruz. Onca yıl çalıştık, emekli dahi olamadık, olamayacağız. Yıllarca çalıştık, binlerce öğrenci yetiştirdik, on binlerce derse girdik, hayatımızı eğitime adadık. Bugün dönüp baktığımızda emekli olacak kadar primimiz birikmedi, aylarca çalıştık, eksik yatan primler ile geleceğimiz çalındı. Bir öğretmenin güvencesi olan emeklilik hakkı bizlerden esirgendi. Emeklilik hayal oldu. EYT bile bize vurmadı. Mezarda emekli olmamak için buradayız. Bizler ayrıcalık değil, haklarımızı istiyoruz.”

10 bin atama talebinde bulunulan açıklamada, “Milli Eğitim Bakanlığı’na ve devleti yönetenlere buradan sesleniyoruz. Ücretli öğretmenlik şartlarını düzeltin. Yıllardır emek veren öğretmenlerin emeğini görün. Statümüzü güçlendirin. Emeklilik haklarımızı güvence altına alın. Kadro konusunda somut ve adil adımlar atın. Bizler bu ülkenin öğretmenleriyiz. Bizler bu ülkenin çocuklarını yetiştiriyoruz. Bizler sadece bugünü değil, yarınları inşa ediyoruz. Ve unutulmasın ki, öğretmene değer vermeyen toplum geleceğe de değer vermiyor demektir” ifadeleri kullanıldı.

“BU ZULÜM BİTSİN”

CHP’li Yıldırım Kaya, CHP olarak ücretli öğretmenlerin her zaman yanlarında olduklarını ve olmayı sürdüreceklerini belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulunan Kaya, “Siz, eğer öğretmen ihtiyacınız yoksa neden 95 bin kölelik ücretiyle öğretmen çalıştırıyorsunuz? Eğer öğretmen ihtiyacınız varsa, neden bu arkadaşlarımızı kadroya almıyorsunuz? 2018 yılında çıkarılan bir yasa neden bugün bu arkadaşlara uygulanmıyor? Bu arkadaşların her birinin evine ekmek götürme ihtiyacı var. Her birinin çocuklarının yüzüne bakma ihtiyacı var. Sizin yanlış politikalarınız yüzünden evlerine ekmek götüremiyorlar. Yeter artık. Bu zulüm bitsin. Ücretli öğretmenler kadrolu öğretmenler haline gelsin. Biz onların mücadelesinin sonuna kadar yanında olduk, yanında olmaya devam edeceğiz. Size sözümüz olsun. Siz Kahramanmaraş’tan, Edirne’den, Kırşehir’den, Kars’tan, Aksaray’dan geldiniz. Hoş geldiniz diyoruz” diye konuştu.

Milletvekili Selçuk Özdağ da ihtiyaçtan çok fazla açılan eğitim fakültelerinde kalitenin düştüğünü, üniversiteye öğretim elemanı alımlarında ciddi problemler yaşandığını anlattı.

Özdağ, “ÖYP diye bir program vardı, öğretim elemanı yerleştirme programı. Orada torpil yoktu, hiçbir torpil yoktu. Emeğiniz, zekanız, yeteneğiniz neyse, onunla çıkıp üniversiteye hoca olabiliyordunuz. Adalet ve Kalkınma Partisi bunu önce bir kişiyi alırken, dört kişiyi mülakata, iki kişiyi alırken, sekiz kişiyi mülakata çağırdı, yani dört katını. Ardından da bu öğretim elemanı yerleştirme programını kaldırdı. Bu sefer de bir kişi alırken 10 kişiyi, bir kişi alırken 20 kişiyi mülakata çağırdı. Benim partime üye olmak veya benim ideolojime yakın olmak gibi maalesef liyakati ve ehliyeti ve adaleti ortadan kaldıran bir sistemi getirdi. Oysa ki Allah’a inanıyorlardı ve ‘Müslümanız’ diyorlardı. Allah Kur’an-ı Kerim’de liyakata, ehliyete ve adalete önem veriyordu. Bunlar ise şöyle söylüyorlar. ‘Liyakat ve ehliyet önemli değil’” dedi.

“ÖĞRETMENLİK ŞARTLARINI EŞİTLEYİN”

62 şehirde yaklaşık 71 bin ücretli öğretmen olduğuna dikkati çeken Ağıralioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şöyle bir gelenek haline geldi Türkiye’deki yönetim maharetsizliği. Öğretmenlere ücret veriyorsanız şayet, öğretmenlik yapmaya hak görüyorsanız, verdiğiniz ücretle, ücreti eşitleyeceksiniz. Öğretmenlikte ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, kadrolu öğretmen olmaz. Öğretmen öğretmendir. Öğretmenin statüsünü eşitleyeceksiniz. Doğrusu budur. Okula saygı duyacaksınız, eğitime saygı duyacaksınız, çocuklarınıza saygı duyacaksınız. İşinizi doğru dürüst planlamazsanız, her yaptığınız işten çocuklarınıza eğitim versinler diye ücretlendirdiklerinize adil davranmıyorsunuz, Siz kendiniz zaten kötü örnek oluyorsunuz.

Sonra diyorsunuz ki bu öğretmenlere, ‘Adaletten bahsedin. Devletin adaletine inandırın toplumu. Çocuklarınızı devlete saygıyla büyütün’ falan. Siz saygıyı hak edecek bir yönetim mahareti göstermelisiniz. Öğretmenlerinize ücret veriyorsanız, ücret verip onlara öğretmenlik yaptırıyorsanız öğretmenlik yaptırabilir durumda demektir bunlar. Demek ki öğretmenlik yaptırdığınıza göre bunlar öğretmenlik yapabiliyor. O zaman öğretmenlik şartlarını eşitleyin. Eğer öğretmenlik yaptırmayacaksanız, uzmana ücret vermeyin. Yani ikisini de bir saçmalıkla devletin itibarını, eğitime saygıyı, çocuklara saygıyı yerle bir etmeyin.”

“60-70 YIL ÇALIŞMALARI GEREKECEK”

Ağıralioğlu, öğretmenlerin bu şartlarda çalışması durumunda, emekli olmak için 60-70 yıl çalışması gerektiğini kaydederek, “Prim günü anca öyle dolabilir. Dolayısıyla çalıştığı gün sayısını, izin günlerini, diğer öğretmenlerle eşitlenmesini bekleyen bu sesi duymalarını isteriz. Biz elimizden geldiği kadar duyurmaya gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“SANDIK GELDİĞİ ZAMAN MEMLEKETİ AYAĞA KALDIRACAĞIZ”

Yavuz Ağıralioğlu, şöyle konuştu:

“Önümüzdeki dönem ben hükümete uzunca zamandır, ‘Sesi duyun, feryadı duyun, dertleri var, çözün’ diyordum. Artık bunu demekten vazgeçtim. Duymuyorsunuz, görmüyorsunuz, anlamıyorsunuz ve çözemiyorsunuz. Dolayısıyla ‘Biz memleketi sizden alıp kendimiz çözeceğiz’ diyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde sandık geldiği zaman memlekette sadece sizin sorunlarınızı değil, memleketin bütün sorunlarını çözme kabiliyeti olan bir yönetim maharetiyle memleketi ayağa kaldıracağız.

Sizler çoluğunuza çocuğunuza bakıyorsunuz. Bu şartlarda bakılabiliyorsa gelsin baksınlar, desinler ki oluyor. Bu şartlarda çalışılınca, eğer siyasetçiler diyorlarsa ki bu şartlarda çalışılabilir, biz bir şey demeyeceğiz. Bu şartlarda emekli olunabilir diyorlarsa, hükümet gelsin, baksın, emekli olunabilir diyorsa. Ha başka bir çözüm bulmak istiyorsanız da o zaman mecrasına oturtacaksınız. Çalıştırdığınız insanlara hakkını vereceksiniz. Buradan veremiyorsunuz, telafi edeceksiniz. Bu kadar zaman çalıştırdınız, hakları geçti size, haklarını tazmin edeceksiniz. Yapamıyorsunuz, o zaman iktidarı sizden daha iyi yapabilecek olanlara devredeceksiniz. Böyle bir mesuliyet hattında duruyoruz.”

yok

Author: Ayşe Arslan